1 Gün: Tarihin Kalbine Yolculuk BaşlıyorAntalya, Serik, Manavgat, Alanya Isparta ve Burdur'dan önceden belirlenmiş buluşma noktalarında bir araya gelerek, konforlu otobüslerimizle turumuza gece yolculuğumuza başlıyoruz.
2 Gün: BURSA-CUMALI KIZIK KÖYÜ-ULUCAMİ-YEŞİL CAMİ-KOZAHAN -İZNİKGece boyunca süren keyifli yolculuğumuzun ardından, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte tarihi dokusuyla büyüleyen Cumalıkızık Köyü'ne ulaşıyoruz. Burada, 1300'lü yıllara uzanan geçmişiyle UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan bu eşsiz köyün otantik atmosferinde, yöresel lezzetlerle bezeli bir kahvaltıyla güne başlıyoruz.
Kahvaltının ardından, Cumalıkızık'ın taş döşeli dar sokaklarında, mor, mavi ve sarı renklere sahip taş ve ahşap evlerin arasında keyifli bir yürüyüş yapıyoruz. Bu köy, Osmanlı sivil mimarisinin en güzel örneklerini sergilemekte ve ziyaretçilerine adeta bir zaman yolculuğu yaşatmaktadır.
Cumalıkızık'tan ayrıldıktan sonra, Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk başkenti Bursa'ya doğru yola çıkıyoruz. İlk durağımız, Osmanlı sultanları Osman Gazi ve Orhan Gazi'nin türbelerinin de bulunduğu Ulu Cami. 14. yüzyılda inşa edilen bu görkemli yapı, Osmanlı mimarisinin ilk dönemlerine ait önemli bir eserdir. Rehberimizin anlatımıyla caminin tarihi ve mimari detaylarını öğreniyoruz.
Ardından, 15. yüzyılda Çelebi Mehmet tarafından yaptırılan ve Bursa'nın sembollerinden biri haline gelen Yeşil Cami'yi ziyaret ediyoruz. Duvarlarını süsleyen çinilerle ünlü bu cami, Anadolu'daki tek çinili cami olma özelliğini taşımaktadır. Yeşil Cami'nin ardından, Osmanlı İmparatorluğu'nun ipek ticaretinin merkezi olan Koza Han'ı ziyaret ediyoruz. Burada, tarihi atmosferi soluyarak keyifli bir mola veriyoruz.
Koza Han'dan sonra, İznik'e doğru yola çıkıyoruz. İznik Gölü'nün muhteşem manzarası eşliğinde yapacağımız bir yürüyüşün ardından, Ayasofya Müzesi, Yeşil (Çinili) Cami, Şeyh Kutbuttin Camii, Lefke Kapı ve Süleyman Paşa Medresesi gibi tarihi yapıları ziyaret ediyoruz. İznik, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde önemli bir dini ve kültürel merkez olmuştur. Ziyaretlerimizin ardından, İznik çinilerinin üretildiği atölyeleri gezerek, bu geleneksel el sanatının inceliklerini öğreniyoruz ve alışveriş yapma imkanı buluyoruz.
Günün sonunda, konaklama ve akşam yemeği için İstanbul'a doğru yola çıkıyoruz. (Konaklama: İstanbul Asia City Hotel, Ramada Encore Bayrampaşa, Avcılar Otel vb.)
3 Gün: BÜYÜK ADA- DOLMABAHÇE SARAYI Otelimizde alacağımız zengin bir kahvaltının ardından, İstanbul'un kalabalığından uzaklaşarak, Marmara Denizi'nin incisi Büyükada'ya doğru keyifli bir yolculuğa çıkıyoruz. Adanın mistik atmosferine adım atar atmaz, zamanın durduğu bir dünyaya gelmiş gibi hissediyoruz.
Büyükada'da geçireceğimiz serbest zamanda, dileyen misafirlerimiz faytonlarla adanın tarihi köşklerini ve doğal güzelliklerini keşfedebilir, Marmara Denizi'nin serin sularında yüzebilir veya adanın şirin sokaklarında yürüyüş yapabilirler. Adanın Marmara Denizi manzaralı kıyı kafelerinde çay veya kahve keyfi yaparak, bu huzurlu atmosferin tadını çıkarabilirsiniz.
Büyükada'nın huzur dolu atmosferinden ayrıldıktan sonra, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerine tanıklık etmiş olan Dolmabahçe Sarayı'na doğru hareket ediyoruz. 19. yüzyılın ortalarında Sultan Abdülmecid tarafından yaptırılan bu görkemli saray, Osmanlı mimarisinin ve sanatının en güzel örneklerini sergilemektedir.
Saray, 1842-1853 yılları arasında Karabet Balyan tarafından inşa edilmiştir. Sultan Abdülmecid'in ikametgahı olmasının yanı sıra, resmi işlerin de görüldüğü bir mekan olan Dolmabahçe Sarayı, Abdülmecid'den sonra kardeşi Abdülaziz tarafından da kullanılmıştır. Cumhuriyet'in ilanından sonra Atatürk'ün İstanbul'daki Cumhurbaşkanlığı Konutu olan Dolmabahçe Sarayı, 10 Kasım 1938 tarihinde Atatürk'ün vefat ettiği yer olması nedeniyle Cumhuriyet tarihinde ayrı bir öneme sahiptir.
Dolmabahçe Sarayı'nın ihtişamlı salonlarını, değerli tablolarını ve antika eşyalarını rehberimizin anlatımıyla gezerken, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerine doğru bir yolculuk yapıyoruz.
Günün sonunda, konaklama için otelimize dönüyoruz. (Konaklama: İstanbul Asia City Hotel, Ramada Encore Bayrampaşa, Avcılar Otel vb.)
4 Gün: TOPKAPI SARAYI – AYASOFYA – SULTANAHMET – DİKİLİTAŞ – YEREBATAN SARNICI - BOĞAZ TURUOtelimizde alacağımız zengin bir kahvaltının ardından, İstanbul'un tarihi yarımadasının kalbine doğru unutulmaz bir yolculuğa çıkıyoruz. İlk durağımız, Osmanlı İmparatorluğu'nun en büyük ve en önemli sarayı olan Topkapı Sarayı. 15. yüzyılda Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılan Topkapı Sarayı, Osmanlı sultanlarının yaklaşık 400 yıl boyunca ikametgahı olmuştur.Saray, Osmanlı İmparatorluğu'nun yönetim merkezi olmasının yanı sıra, sanat ve kültürün de merkezi olmuştur. Sarayın ihtişamlı avluları, değerli koleksiyonları ve Harem bölümü, ziyaretçilerine Osmanlı tarihine doğru bir yolculuk sunmaktadır.
Topkapı Sarayı'ndan ayrıldıktan sonra, Bizans döneminin en önemli kilisesi ve Osmanlı döneminin önemli camilerinden biri olan Ayasofya Müzesi'ni ziyaret ediyoruz. 6. yüzyılda Bizans İmparatoru Justinianus tarafından yaptırılan Ayasofya, mimari ve sanatsal açıdan dünyanın en önemli yapılarından biridir. Osmanlı döneminde camiye çevrilen Ayasofya, günümüzde müze olarak hizmet vermektedir. Ayasofya'nın kubbesi, mozaikleri ve mermer sütunları, ziyaretçilerini büyülemektedir.
Ayasofya'dan sonra, Hipodrom bölgesindeki Sultanahmet Camii, Dikilitaş ve Yılanlı Sütun'u ziyaret ediyoruz. Hipodrom, Bizans döneminde at yarışlarının ve diğer etkinliklerin düzenlendiği bir alandı. Günümüzde Hipodrom'un kalıntıları üzerinde bulunan Sultanahmet Meydanı'nda, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait önemli eserler bulunmaktadır. Dikilitaş ve Yılanlı Sütun, Hipodrom'un orijinal kalıntılarıdır.
Ardından, Bizans döneminde su ihtiyacını karşılamak için inşa edilen Yerebatan Sarnıcı'nı ziyaret ediyoruz. 6. yüzyılda Bizans İmparatoru Justinianus tarafından yaptırılan Yerebatan Sarnıcı, yer altındaki sütunları ve Medusa başı kabartmalarıyla ünlüdür. Sarnıcın mistik atmosferi, ziyaretçilerini adeta büyülü bir dünyaya götürmektedir.
Günün sonunda, İstanbul Boğazı'nda yapacağımız keyifli bir tekne turuyla, şehrin eşsiz manzarasını fotoğraflayarak turumuzu tamamlıyoruz. Boğaz turu, İstanbul'un iki kıtasını birleştiren ve eşsiz manzaralar sunan bir deneyimdir. Tur boyunca, Osmanlı sarayları, yalılar ve tarihi yapılar gibi birçok önemli eseri görme fırsatı buluyoruz. Günün sonunda, konaklama için otelimize dönüyoruz. (Konaklama: İstanbul Asia City Hotel, Ramada Encore Bayrampaşa, Avcılar Otel vb.)
5 Gün: FENER - BALAT – EYÜP SULTAN CAMİİ – PİERRE LOTİ TEPESİ - SÜLEYMANİYE CAMİİ-TAKSİM-GALATA KULESİ-GALATA KÖPRÜSÜOtelimizde alacağımız zengin bir kahvaltının ardından, İstanbul'un tarihi ve kültürel zenginliklerini keşfetmek için Haliç kıyılarına doğru yola çıkıyoruz. Yabancıların 'Altın Boynuz' olarak adlandırdığı Haliç'in eşsiz manzarası eşliğinde, otobüsümüzle kısa bir yolculuk yaparak Fener ve Balat semtlerini panoramik olarak geziyoruz. Bu semtler, İstanbul'un çok kültürlü yapısını yansıtan önemli merkezlerdir. Fener, Ortodoks Patrikhanesi'ne ev sahipliği yapmasıyla bilinirken, Balat ise tarihi evleri ve sinagoglarıyla dikkat çekmektedir. Rehberimizin anlatımıyla, bu semtlerin tarihi ve kültürel dokusunu yakından tanıyoruz.
Ardından, her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan Eyüp Sultan Camii ve Eyüp Sultan Türbesi'ni ziyaret ediyoruz. Eyüp Sultan Camii, İslam dünyası için önemli bir ziyaret merkezidir. Hz. Muhammed'in sancaktarı Eyüp Sultan'ın türbesinin bulunduğu bu cami, Osmanlı döneminden beri büyük saygı görmektedir.
Eyüp Sultan'dan sonra, Fransız yazar Pierre Loti'nin adını taşıyan Pierre Loti Tepesi'ne çıkıyoruz. Burada, Haliç'in muhteşem manzarasını seyrederken, çay molası veriyoruz. Pierre Loti Tepesi, İstanbul'un en güzel manzaralarından birine sahiptir. Burada, Haliç'in tarihi dokusunu ve modern siluetini bir arada görebilirsiniz.
Çay molamızın ardından, Süleymaniye semtine geçerek, Mimar Sinan'ın başyapıtlarından biri olan Süleymaniye Camii'ni ziyaret ediyoruz. 16. yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman tarafından yaptırılan Süleymaniye Camii, Osmanlı mimarisinin en önemli eserlerinden biridir. Caminin ihtişamlı kubbesi, minareleri ve iç mekan süslemeleri, ziyaretçilerini büyülemektedir. Cami avlusunda, Kanuni Sultan Süleyman, Hürrem Sultan ve Mimar Sinan'ın türbeleri bulunmaktadır.
Süleymaniye Camii'nden sonra, İstanbul'un modern yüzünü yansıtan Taksim Meydanı ve İstiklal Caddesi'ni geziyoruz. Ardından, İstanbul'un sembol yapılarından biri olan Galata Kulesi'ni ziyaret ediyoruz. Galata Kulesi, Bizans döneminde inşa edilmiş ve Osmanlı döneminde de kullanılmıştır. Kulenin tepesinden, İstanbul'un 360 derecelik manzarasını seyredebilirsiniz. Gezimizin son durağı, Galata Köprüsü. Haliç'in iki yakasını birleştiren bu tarihi köprü, İstanbul'un simgelerinden biridir.
Gezimizi tamamladıktan sonra, otele dönüyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde. (Konaklama: İstanbul Asia City Hotel, Ramada Encore Bayrampaşa, Avcılar Otel vb.)
6 Gün: EDİRNE-SELİMİYE CAMİİ-TABYALAR-SARAYİÇİ-RÜSTEM PAŞA KERVANSARAYI- HADRİYAN KİLİSESİ-2.BEYAZIT KÜLLİYESİ SAĞLIK MÜZESİ - LOZAN ANITI-KARAAĞAÇ-MERİÇ NEHRİ KÖPRÜSÜOtelimizde alacağımız zengin bir kahvaltının ardından, Osmanlı İmparatorluğu'na bir dönem başkentlik yapmış olan Edirne'ye doğru yola çıkıyoruz. Yolculuğumuz boyunca, Osmanlı'nın ihtişamlı geçmişine tanıklık edeceğimiz bu kadim şehre varışımızla birlikte, tarihin derinliklerine doğru bir yolculuğa başlıyoruz.
İlk durağımız, Mimar Sinan'ın 'ustalık eserim' dediği Selimiye Camii. 16. yüzyılda inşa edilen bu muhteşem yapı, Osmanlı mimarisinin zirvesini temsil etmektedir. Caminin ihtişamlı kubbesi, zarif minareleri ve iç mekan süslemeleri, ziyaretçilerini büyülüyor. Ardından, Üç Şerefeli Camii ve Eski Cami'yi ziyaret ederek, Osmanlı'nın farklı dönemlerine ait cami mimarisini yakından tanıyoruz.
Cami ziyaretlerimizin ardından, Edirne'nin hareketli caddelerinden biri olan Saraçlar Caddesi'nde serbest zaman veriyoruz. Burada, yöresel ürünler satan dükkanları gezebilir ve Edirne'ye özgü lezzetlerin tadına bakabilirsiniz.
Serbest zamanın ardından, Edirne'nin tarihi savunma yapıları olan Tabyaları, Balkan Savaşları Müzesi'ni ve Osmanlı sarayının kalıntıları olan Sarayiçi'ni ziyaret ediyoruz. Fatih ve Saray Köprüleri ile Babüssade ve Kasırları görerek, Osmanlı'nın askeri ve idari yapılarını yakından tanıyoruz.
Ardından, 16. yüzyılda akıl hastalarının su sesi, müzik ve güzel kokularla tedavi edildiği II. Beyazıt Külliyesi Sağlık Müzesi'ni ziyaret ediyoruz. Bu müze, Osmanlı tıbbının ve akıl sağlığına verdiği önemin önemli bir göstergesidir.
Müze ziyaretinden sonra, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunda önemli bir yere sahip olan Lozan Anıtı'nı, tarihi tren istasyonunu ve Karaağaç'ı ziyaret ediyoruz. Ardından, Rüstem Paşa Kervansarayı ve Hadriyan Kilisesi'ni görerek, Edirne'nin farklı dönemlere ait tarihi ve kültürel zenginliklerini keşfediyoruz.
Gezimizin son durağı, tarihi Meriç Köprüsü. Burada, Meriç Nehri'nin kıyısında çay molası vererek, gün batımının eşsiz manzarasının tadını çıkarıyoruz.
Günün sonunda, Edirne'deki otelimize dönüyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde. (Konaklama: Edirne Hill Hotel, Ramada Hotel vb.)"
7 Gün: ÇANAKKALE-GELİBOLU YARIM ADASIOtelimizde alacağımız kahvaltının ardından, Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerinin atıldığı, vatan sevgisinin destanlaştığı Gelibolu Yarımadası'na doğru yola çıkıyoruz. Yolculuğumuz boyunca, rehberimizin Çanakkale Savaşı'nın kahramanlık hikayeleriyle bezeli anlatımlarıyla, tarihin derinliklerine doğru bir yolculuk yapacağız.
Gelibolu Yarımadası'na vardığımızda, ilk durağımız Kilitbahir Kalesi. Çanakkale Boğazı'nın en dar noktasında bulunan bu kale, savaşın stratejik önemini gözler önüne seriyor. Ardından, Namazgâh Tabyası ve Rumeli Mecidiye Tabyası'nı ziyaret ederek, savaşın izlerini yakından takip ediyoruz. Seyit Onbaşı'nın destansı hikayesine tanıklık ettiğimiz bu tabyalardan sonra, Şahindere Sargı Yeri Şehitliği ve Büyük Şehitler Abidesi'ni ziyaret ederek, vatan için canlarını feda eden kahramanlarımızı saygıyla anıyoruz.
Morto Koyu, Ertuğrul Koyu ve Yahya Çavuş'un kahramanlık destanına tanıklık ettiğimiz bu noktalardan sonra, Zığındere Sargı Yeri Şehitliği'ni ziyaret ediyoruz. Ardından, Alçıtepe Köyü'nde öğle yemeği molası veriyoruz.
Öğle yemeğinin ardından, Anzak Koyu, Kanlısırt Yazıtı ve Anzak Anıtı'nı ziyaret ederek, savaşın farklı cephelerine tanıklık ediyoruz. Kırmızısırt Tünel ve Siperleri'nde savaşın zorlu koşullarını hissediyoruz. Mehmetçiğe Saygı Anıtı ve 57. Alay Şehitliği'ni ziyaret ederek, vatan sevgisinin en büyük nişanesi olan şehitlerimize minnetimizi sunuyoruz.
Gezimizin son bölümünde, Conk Bayırı, Atatürk Anıtı ve Yeni Zelanda Anıtı'nı ziyaret ediyoruz. Siperlerden Anafartalar Ovası'nı kuşbakışı izleyerek, Atatürk'ün askeri dehasına hayran kalıyoruz.
Gelibolu Yarımadası'ndaki hüzünlü ama gurur verici gezimizin ardından, Çanakkale'deki otelimize yerleşiyoruz. Akşam yemeği ve konaklama otelimizde. (Konaklama: Çanakkale Otelleri)
8 Gün: BOZCADA-CUNDA ADASI-AYVALIK-ŞEYTAN SOFRASIOtelimizde yapacağımız erken kahvaltının ardından, Ege'nin masalsı adası Bozcaada'ya doğru yola çıkıyoruz. Feribotla yapacağımız keyifli yolculuğun ardından, Bozcaada'nın huzurlu atmosferine adım atıyoruz. Öğlene kadar sürecek serbest zamanımızda, adanın tarihi sokaklarında yürüyüş yapabilir, meşhur şaraplarından tadabilir veya denizin keyfini çıkarabilirsiniz.Not :Kış döneminde gün aralığı yeterli olmadığından Bozcaada yapılamayabilir. Grubun hareket kabiliyetine göre tur zamanında karar verilecek
Bozcaada'daki serbest zamanımızın ardından, Kazdağları Milli Parkı'na doğru yola çıkıyoruz. Yaklaşık bir saatlik yolculuğun ardından, Kazdağları'nın eteklerinde yer alan Yeşilyurt Köyü'ne ulaşıyoruz. Ege'nin en güzel köylerinden biri olarak kabul edilen Yeşilyurt'ta, yöresel ürünler satan dükkanları gezebilir ve Kazdağları'nın mis gibi havasını soluyabilirsiniz.
Yeşilyurt'taki keyifli molamızın ardından, Cunda Adası'na doğru yola çıkıyoruz. Cunda'da yapacağımız gezinin ardından, akşam yemeği için serbest zaman veriyoruz. Adanın meşhur balık restoranlarında Ege'nin taze deniz ürünlerinin tadına bakabilirsiniz.
Akşam yemeğinden sonra, Ayvalık'ın simgelerinden biri olan Şeytan Sofrası'na çıkıyoruz. Burada, Ege Denizi'nin muhteşem gün batımı manzarasını izlerken, çay veya kahve keyfi yapıyoruz. Şeytan Sofrası'nın eşsiz atmosferinde, unutulmaz fotoğraflar çekebilirsiniz.
Günün sonunda, Antalya'ya dönüş yolculuğumuz başlıyor. Ege'nin güzelliklerini geride bırakırken, hafızalarımızda unutulmaz anılarla dolu bir yolculuk yapmış olmanın huzuruyla evlerimize doğru yol alıyoruz.
Not :Kış döneminde gün aralığı yeterli olmadığından Bozcaada yapılamayabilir